Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
porfir
Anlamı:

1. isim , isim , mineraloji , mineraloji , isim , isim , mineraloji , mineraloji , Kayaç


Lisan : Fransızca porphyre

porfirit
Anlamı:

1. isim , isim , jeoloji , jeoloji , isim , isim , jeoloji , jeoloji , Andezit birleşiminde bir tür püskürük taş


Lisan : Fransızca porphyrite

porno
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Amacı cinsel dürtülere yönelik olan, ahlaki değerlere aykırı düşen yayın, resim vb., pornografi

2. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Amacı cinsel dürtülere yönelik olan, ahlaki değerlere ters düşen


Lisan : Fransızca porno

Telaffuz : po'rno

pornocu
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Porno ile uğraşan (kimse)

Örnek:

1. O pornocu kız, uzaylılara hiçbir zaman inanmamıştı.

1. O pornocu kız, uzaylılara hiçbir zaman inanmamıştı.


pornoculuk
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Pornocunun işi


pornografi
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Porno

Örnek:

1. Erotik değil ama toplumu pornografiye sürükleyen koşulları saptıyor.

1. Erotik değil ama toplumu pornografiye sürükleyen koşulları saptıyor.


Lisan : Fransızca pornographie

pornografik
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Porno ile ilgili olan

Örnek:

1. Danimarka'da pornografik kitap ve resimlerin yayımlanması yasağı kalktı.

1. Danimarka'da pornografik kitap ve resimlerin yayımlanması yasağı kalktı.


Lisan : Fransızca pornographique

porselen
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kaolinden yapılma, beyaz, sert ve yarı saydam çömlek hamuru

2. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bu hamurdan yapılmış (tabak vb.)

Örnek:

1. Maroken bir koltuğa uzanmış, beyaz porselenden bir pipoyu içiyordu.

1. Maroken bir koltuğa uzanmış, beyaz porselenden bir pipoyu içiyordu.


Lisan : Fransızca porcelaine

porselenci
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Porselen yapan veya satan kimse


porselencilik
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Porselencinin işi


porsiyon
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Herhangi bir yemekten bir kimseye verilen belirli miktar

Örnek:

1. Sosisin ekmeği ve hardalı o kadar boldur ki bir porsiyonla iki kişi bile doyar.

1. Sosisin ekmeği ve hardalı o kadar boldur ki bir porsiyonla iki kişi bile doyar.


Lisan : Fransızca portion

porsuk

İlgili Kelimeler:

porsuk ağacı

Anlamı:

1. isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , isim , isim , hayvan bilimi , hayvan bilimi , Sansargillerden, su kıyılarında kazdıkları deliklerde yaşayan, ot ve etle beslenen, pis kokulu, memeli bir hayvan (Meles)

2. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Pörsümüş

Örnek:

1. Bilmem hangi milyarder kocakarının porsuk gerdanında ışıldayan bilmem kaç kırat pırlanta mı diyeceksiniz?

1. Bilmem hangi milyarder kocakarının porsuk gerdanında ışıldayan bilmem kaç kırat pırlanta mı diyeceksiniz?


pörsük
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Gevşeyip sarkmış, yıpranmış

Örnek:

1. Beni yanımdaki pörsük, sarışın yüze bağlayan başka ortak hatıralar da var.

1. Beni yanımdaki pörsük, sarışın yüze bağlayan başka ortak hatıralar da var.


porsuk ağacı
Anlamı:

1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Porsukgillerden, yaprakları iğne biçiminde, kışın yapraklarını dökmeyen bir orman ve süs ağacı (Taxus baccata)


porsukgiller
Anlamı:

1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Açık tohumlulardan, örneği porsuk ağacı olan bir familya


pörsüklük
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Pörsük olma durumu


porsuma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Pörsüme


porsumak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Pörsümek


pörsüme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Pörsümek işi, porsuma


pörsümek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Gevşeyip sarkmak, porsumak

Örnek:

1. Rutubetten gevşeyerek, pörsüyerek saçaklanmış, parmakla dokunulsa sökülecek hâle gelmişti.

1. Rutubetten gevşeyerek, pörsüyerek saçaklanmış, parmakla dokunulsa sökülecek hâle gelmişti.


pörsütme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Pörsütmek işi


pörsütmek fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Pörsüme işini yaptırmak


portakal

İlgili Kelimeler:

portakal bahçesi, portakal rengi, portakal suyu, Finike portakalı, kan portakalı, Yafa portakalı

Anlamı:

1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Turunçgillerden, Akdeniz ülkelerinde yetişen, yaprakları sert bir ağaç (Citrus aurantium)

2. Bu ağacın turuncu renkli, yuvarlak ve kabuğu güzel kokulu meyvesi


Lisan : Fransızca Portugal

portakal bahçesi
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Portakal yetiştirilen yer


portakal rengi
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Portakal kabuğunun rengi

2. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Bu renkte olan